
HASAN ECER
FUTBOLUMUZUN KATMA DEĞERİ VE AİDİYET DUYGUSU
Evet, sezonun ikinci devresi ekonomik yönden güçlü takımların rekabetine dönüşmüştür. Futbolumuzun bu noktaya geleceğini ilk devrede yaptığımız programlarda birçok kez dile getirmişimdir.
Futbol, artık sahada değil, saha dışında da ekonomisi güçlü takımların mücadelesi haline dönüşmüştür.
Ekonomik olarak güçlü takımlar, hem saha içi performans hem de stratejik hamlelerle, lig ve kupa şampiyonluğu hedeflerini belirleme konusunda, avantajlı bir noktadadırlar.
Yani finansal gücü yüksek kulüpler, tecrübeli ve üst düzey oyuncuları kadrolarına katarak takımlarını güçlendirebilirler.
Kısacası ekonomik yönden güçsüz takımlar sadece lige tutunabilme mücadelesi vermek durumundadırlar.
Profesyonel liglerde ekonomik rekabeti anlarım da, federasyon tüzüğünde amatör diye adlandırdığımız ligimizde bu adaletsiz rekabete anlam veremiyorum.
Sonuç olarak, sezonun ikinci devresi, tamamen ekonomik gücün rekabeti şeklinde geçecektir.
Bu durum, ülke futbolunun gerçek yapısını ve ruhunu olumsuz yönde etkilerken, bazı negatif etkileri de beraberinde getirdiği gerçeğini de gözardı edemeyiz.
Örneğin;
- Eşitsizlik: Kişilere bağlı ekonomik güç, kulüpler arasında büyük bir eşitsizlik yaratmaya başlamıştır. Küçük bütçeli kulüpler, daha zengin rakipleriyle rekabet edebilmekte zorlanır, liglerin rekabetçi yapısını zayıflatır ve bazı kulüpler sürekli olarak üst sıralarda yer alırken diğerlerinin alt sıralarda boğulmalarına sebep olur.
- Kurumlaşma Eksikliği: Kulüp yönetimleri kişilere bağımlı oldukları sürece, sürdürülebilir bir yapı oluşturmaları zordur. Futbol, sadece mükemmel oyunculara ve büyük transfer bütçelerine sahip olmanın ötesinde, kurumsal bir yapı ve uzun vadeli planlamalar gerektiriyor. Kişisel tercihler ve yönetim kaygıları, doğru stratejilerin benimsenmesini engelliyor.
- Futbolun Ruhunu Kaybetmesi: Ekonomik baskılar, bazen sporun ruhunu etkileyebilir. Genç yeteneklerin yerine daha pahalı ve tanınmış oyuncuların tercih edilmesi, yerel futbol kültürünün ve genç potansiyelin göz ardı edilmesine sebep olur. Bu da uzun vadede futbolun kalitesini ve çeşitliliğini azaltır.
- Fanatikleşme ve Taraftar Memnuniyetsizliği: Ekonomik odaklı bir yaklaşım, taraftarların beklentilerini karşılamayabilir. Eğer kulüpler sadece finansal kazançlarını önceliklendirirlerse, taraftarların aidiyet duygusu zayıflar ve bu da kulüplerin sosyal yapısına zarar verebilir.
Sonuç olarak, futbolun sağlıklı bir şekilde gelişebilmesi için ekonomik güçle beraber, kurumsal bir yapı ve sürdürülebilir stratejilerin benimsenmesi gerekmektedir.
Sadece kısa vadeli kazançlar değil, uzun vadeli başarı ve sürdürülebilirlik hedeflenmelidir.
Futbolun ruhunu korumak için, kulüpler birliğinin de bu sürece dahil edilmesi ülke gençliğinin desteklenmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Kısacası hedefsiz ülke futbolunda bazılarının egoları yüzünden çıta gereğinden fazla yükselmiştir. Bu çıta bir gün düşer ve parayı verenler elini eteğini kulüplerin üzerinden çekerse, işte o zaman enkazın büyüklüğü anlaşılacaktır.